MERAK ETTİKLERİNİZ

Dişler nasıl fırçalanmalı?

Fırçanızı 45 derecelik açıyla diş ve dişeti bileşimine yerleştirin. Fırçanızı, kıl uçlarının aynı yerde kalmasına özen göstererek, küçük daireler çizecek şekilde hareket ettirin. Bu hareket, dişeti hizasında ve diş arasında oluşan bakteri plağının temizlenmesini sağlayacaktır. Ayn hareketi her dişin üzerinde en az 5 kere tekrarlayın.

Küçük dairesel hareketlerle, alt ve üst dişlerinizin dış yüzeylerinde oluşan bakteri plağını temizleyin. Alt ve üst dişerinizin iç yüzeylerini de aynı yöntemle temizleyin.

Ön dişlerinizin arka yüzeylerini de fırçanızı dik tutarak aynı dairesel hareketlerle temizleyin. Fırçanızın kıllarını diş-dişeti birleşiminde ve diş aralarında hissettiğinizden emin olun.

En arkadaki dişleri temizlemek için fırçanızın uç kısmındaki uzun kıllarını kullanın.

Alt ve üst azı dişlerinizin çiğneme yüzeylerini, fırçanızı ileri geri hareket ettirerek temizleyin. En arkadaki dişlere de ulaşıp temizlemeyi ihmal etmeyin.

Bakterilerin çoğu dil üzerinde birikmektedir. Ağız kokusunu gidermek için, dişleri fırçaladıktan sonra dili de yukarıdan aşağıya süpürme hareketi ile fırçalayın.

Diş ipi nasıl kullanılır?

Yaklaşık 45 cm uzunluğundaki diş ipini kopartıp uçlarını orta parmaklarınıza dolayın.

Diş ipini üst dişler arasından geçirmek için baş parmaklarınızı kullanın. Bunu yumuşak ve yavaş hareketlerle yapın, diş etlerinizi zedelememeye özen gösterin.

Diş ipini, her dişin çevresinde eğim vererek yukarı aşağı hareket ettirip bakteri plağını temizleyin. Aynı işlemi her dişinizde tekrar ederek tüm dişlerinizi tam olarak temizleyin.

Alt dişlerinizi temizlerken, diş ipini dişler arasından geçirmek için işaret parmaklarınızı kullanın. Diş ipini her dişin çevresinde eğim vererek ve yukarı aşağı hareket ettirerek tüm dişleriinizi temizleyin.

Ağız Gargaraları

Bireylerin ihtiyacına bağlı olarak; farklı içeriklerde ağız gargaralarının kullanımı hekiminiz tarafından önerilmektedir.

Diş çekimi ve cerrahi işlemler sonrasında dikkat edilecek hususlar

1- Kanamanızı kontrol etmek için çekim bölgesine yerleştirilen steril tamponu en az 35-40 dakika sıkıca bastırarak yerinde tutunuz. Bu tamponu attıktan sonra ikincisini koymadan önce, kanamanızın devam edip etmediğini kontrol edin; ağzınıza sızıntı şeklinde kan geliyorsa ikinci bir tamponu tekrar 35-40 dakika ağızda sıkıca bastırarak tutabilirsiniz. Eğer sizi rahatsız edecek düzeyde bir kanamanız yoksa ikinci tamponu koymak yerine, hafif pembeleşen tükrüğünüzü yutmanızı öneririz. Çünkü her tampon değiştirmede pıhtı tampona yapışacak, çekim bölgesinden çıkacak ve kanamanızın durmasına mani olacaktır.

2- Çekimi takip eden 6-24 saat boyunca hafif bir kanamanızın olması normaldir. Kanamayı kontrol etmek için ağzı su ile çalkamak veya tükürmek bölgede oluşan pıhtıyı uzaklaştıracağından kanamanızın artmasına sebep olur. Kanın tükürüğü boyama özelliğinden dolayı kanamanızın fazla olduğunu düşünüp paniğe kapılmayın. Eğer ağız dolusu kanamanız olursa hekiminizi arayın.

3- Çekimden sonra 2 saat boyunca herhangi birşey yemeyiniz ve içmeyiniz. Ayrıca çekimden sonraki 24 saat içerisinde çok soğuk, çok sıcak ve sert gıdalardan, kola gibi asitli içeceklerden ve alkolden uzak durunuz. Takip eden günlerde tedbirli olarak günlük gıdalarınıza geçebilirsiniz.

4- 24 saat süreyle KESİNLİKLE SİGARA İÇMEYİNİZ. Sigara yara bölgesinde iltahaplanmaya sebep olur. Takip eden 72 saat içerisinde de mümkün olduğunca az içmeye gayret edin.

5- Çekimi takiben yara bölgesinde ağrı olabilir. Ağrı şiddeti cerrahi çekimlerde biraz daha fazla olabilir. Çekimden 2 saat sonra anestezi tam olarak geçmeden alacağınız aspirin dışında (aspirin kanı sulandırdığından kanamayı arttırır) bir ağrı kesici sizi rahatlatacaktır.

6- Yara bölgesinin kapanması, diş çekiminden sonra kalan boşluğun kan ile dolması ve orada pıhtılaşması ile oluşur. Böylece çekim boşluğu geçici olarak kapanmış olur. Daha sonra bu pıhtı organize olarak ağız dokularına dönüşür ve yara yeri tamamen iyileşir. Yara üzerinin kapanması için en az 1 hafta, boşluğun tamamen kemikleşmesi için 6 ay geçmesi gerekmektedir. Bu nedenle ağızı çalkalamak ve sık tükürmek veya yara bölgesini herhangi bir cisimle veya dil ile kurcalamak gibi işlemler pıhtıyı yaradan uzaklaştırdığı için iyileşmeyi bozar.

7- Diş çekiminden 24 saat sonra normal ağız bakım uygulamalarına devam edebilirsiniz. Ayrıca yara bölgesini temiz tutarak ikincil bir enfeksiyondan korunmak için, tuzlu su (bir çay bardağı ılık suya bir çay kaşığı tuz) veya ağız gargaralarından yararlanabilirsiniz.

8- Çekim boşluğunda 48-72 saat sonra şiddetli bir ağrı,kötü bir tat veya koku hissi olursa derhal doktorunuzu arayınız. Ağız hijyeninizin iyi olmaması, çekimi takiben sigara içilmesi gibi sebeplerle “alveolit” denilen iltahaplanma oluşmuş olabilir.

9- Çekim bölgesine 8 saat boyunca 5 dakika tutup 10 dakika çekmek suretiyle dışarıdan, yanağınızın üstünden buz uygulamak şişme, morarma ve ağrıyı önler. Özellikle cerrahi çekimlerden sonra buz uygulanması tavsiye edilir. Buz uygularken, buzu bir torbaya koymak, torbayıda ince bir havluya veya kağıt peçeteye sarmak gerekmektedir. Aksi taktirde cildinizde “buz yanığı”na neden olabilirsiniz.

10- Diş çekiminden sonra mümkünse hemen yatmayın. Uzanma ihtiyacı hissederseniz, başınızın altına yüksek bir yastık koyarak başınızın kalp hizzasının yukarısında kalmasına dikkat edin.

11- Cerrahi müdahale ile yapılan çekimlerde şişlik olması normaldir. Dikiş atıldıysa, dikişler 7 -10 gün içerisinde alınmalıdır. Dikişler ağızda iken dilinizi o bölgeye götürmemeye ve dikişlerle oynamamaya özen gösteriniz.

12- Size verilen ilaçları belirtilen süre kadar ve belirtilen zamanlarda kullanınız.

13- Bir hafta süresince ağır egzersizlerden kaçınınız ve güneşte fazla kalmayınız.

14- Aşırı kanamalar, şiddetli ağrılar ve beklenmeyen durumlarda mutlaka hekiminiz ile iletişime geçiniz.

Dolgu ve kanal tedavisi sonrasında dikkat edilecek hususlar

1- Tedavi için anestezi yapılmışsa, anestezinin etkisi geçmeden birşeyler yiyip-içmeyiniz. Uyuşukluk hissi, dilinizi, dudağınızı yada yanağınızı ısırmanıza neden olabilir.

2- Tedaviden sonra anestezi geçtiğinde bir miktar ağrı olması normaldir. Bu ağrı anetezinin giriş yeri veya dişte yapılan tedaviye göre yaratılan travma nedeniyle oluşabilir. Dişhekiminizi önerdiği bir ağrı kesiciyi almanız uygun olur.

3- Kanal tedavilerinden sonra bazı hassas dişlerde üzerine bastığınızda ağrı oluşabilir. Bu hassasiyet ortalama 1-2 hafta içerisinde azalarak geçer. Eğer ağrı şekliniz şiddetli ve kendi kendine başlayıp zonklayarak devam eder tarzda ise mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Kötü ağız kokusu tedavi edilebilir mi?

Kötü ağız kokusunun çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Diş çürükleri, kötü ağız bakımı, diş eti hastalıkları, ağız içindeki çeşitli iltihabi olaylar, üst solunum yolu enfeksiyonları, mide rahatsızlıkları kötü ağız kokusuna yol açabilir.

Kötü ağız kokusunun en sık nedeni dişlerin çevresindeki gıda birikintilerinin iyi temizlenmemesidir. Ne kadar iyi fırçalasan da, dişlerin birbirine bakan yüzeyleri iyi temizlenemez. Bu nedenle diş ipi kullanımı da diş fırçalamak kadar önemsenmeli ve özenle uygulanmalıdır.

Kötü ağız kokusu şikayeti olan hastalarda etken olabilecek tüm iltihabi oluşumlar ortadan kaldırılmalıdır. Hastanın çürük dişleri tedavi edilmeli, diş eti tedavileri yapılmalı ve hastanın ağız diş sağlığının korunması için eğitim verilmeli, periodik kontrollerle bu eğitimin uygulanma derecesi izlenmelidir. Ağızda olması muhtemel kötü ağız kokusu etkenleri ortadan kaldırıldıktan sonra da şikayet devam ediyorsa, bir iç hastalıkları uzmanı ile iletişim kurularak, hastanın olası sistemik hastalıkları saptanmalıdır. Bu şekilde kötü ağız kokusu giderilebilir.

İmplant herkese yapılabilir mi?

İmplant tedavisi ciddi hastalık soru olmayan ve yeterli kemik dokusu olan her hastaya yapılabilir.
Kontrol altında olmayan yüksek tansiyon ve yüksek kan şekeri bu sorunların en başında gelir. Ancak bu tansiyon yada şeker hastalarına yapılamaz demek değildir. İlacını düzenli kullanan, düzenli kontrollerine giden ve tansiyon, şeker düzeyleri belli seviyelerde kalan kişilere implant tedavisi uygulanabilir.

Sigara kullanımı implantın kemikle kaynaşması için risk oluşturmaktadır. Özellikle implant yapıldıktan sonraki bir hafta boyunca kesinlikle sigara içilmemelidir; hatta implantlarınızın çok uzun ömürlü olabilmesi için gereken bu şartın, sigarayı tamamen bırakmak için bir fırsat olması da mümkündür.

Ayrıca kemik erimesi(osteoporoz)olan kişiler deimplant uygulamaları dikkatli yapılmalıdır. Bu sayılanların dışındaki tüm kişilere implant uygulamaları rahatlıkla yapılabilir.

İmplant tedavisi her yaşta yapılabildiği gibi tek diş eksikliğinden, tüm dişlerini kaybetmiş hastalarda güvenle kullanılan bir tedavi yöntemidir. İmplant tedavisi sayesinde köprü amaçlı dişlerin kesilmesi sonucu oluşan zararlar önlenebilir ayrıca hareketli protez kullanmakta zorluk çeken veya hiç kullanamayan hastalarda protezin oynamasını engelleyerek kullanım kolaylığı sağlar. Ağzında hiç dişi olmayan hastalarda dahi implantlar üzerine sabit köprü protezleri yapılabilir.

Gömülü 20 Yaş Dişlerinin Çekilmesi Mutlaka Gerekli midir?

Gömülü dişler çene darlığı ya da pozisyon bozukluğu nedeni ile ağızda yerini alamamış dişlerdir. Gömülü 20 yaş dişleri yıllarca hiç sorun çıkartmadan ağızda kalabilir ancak çok ciddi problemlere de neden olabilir.

Gömülü 20 yaş dişleri komşuluğundaki dişte çürümeye sebep olabileceği gibi kemikte enfeksiyon da oluşabilir. Ayrıca gömülü dişler etrafında çoğunlukla kistler, bazen de ameloblastoma gibi tümör oluşumları da gözlemlenebilir.

Ortodontik tedavi görmüş ya da görecek kişilerde de gömülü 20 yaş dişlerinin alınması gerekebilir. Aksi halde baskı yaparak dişlerin çapraşıklığına neden olabilirler.

Yine gömülü 20 yaş dişleri hastaya yapılması planlanan protezlerin kullanımını zorlaştırabilir veya yenilenmesine sebep olabilir.

Sonuç olarak 20 yaş dişleri hastaya rahatsızlık verdiği veya yapılan tedavinin başarısını olumsuz yönde etkilediği zaman çekilmelidir. Aksi halde periodik kontrollerle takip edilmek kaydıyla ağızda bırakılabilir.

Gömülü diş operasyonları lokal anestezi altında kısa bir operasyonla alınır ve bir haftalık bir sürede iyileşir.

Diş taşı temizliği dişlere zarar verir mi?

Diş taşı temizliği ağızda dişler üzerinde biriken diş taşlarının ultrasonik aletler ve el aletleri ile temizlenmesi ve dişlerin üzerinde çay, kahve ve sigara gibi bayacı maddeler nedeniyle oluşan renklenmelerin giderilmesidir. Ağız ve diş sağlığını korumak için en etkili işlem, kişinin dişlerini düzenli olarak ve doğru yöntemle fırçalamasıdır. Buna rağmen diş taşları oluşma olasılığına karşı 6 ayda bir kez diş hekimine kontrol için başvurulması önerilir. Bu şekilde yapılan tedavilerin diş dokularına hiçbir zararı yoktur. Aksine biriken diş taşlarının temizlenmemesi dişeti hastalığına, dolayısıyla diş eti çekilmelerine, kötü ağız kokusuna ve uzun vadede dilerin kendiliklerinden sallanarak dökülmelerine neden olur. Ancak iyi bir fırçalama yapılmadığı için diş taşı temizliğinin sık aralıklarla uygulanması kesinlikle önerilmemektedir.

Kanamalı dişeti, dişeti hastalığının habercisi midir?

Evet, dişetlerindeki iltihabın ilk belirtisi dişetindeki renk değişiklileri ve kanamalardır. Dolayısıyla dişetlerinizdeki kanama belirtisi fark ettiğinizde diş hekiminizden ve özellikle de bir periodontoloji (dişeti hastalıkları)uzmanından randevu almanızdır.

Sigara içmek diş etlerine zarar verir mi?

Sigara genel sağlığımız için zararlı olduğu gibi ağız ve diş sağlığımız için de zararlıdır. Dişeti iltihabının şiddetlenmesi,dişeti tedavisi sonrası iyileşmenin bozulması, dişetlerinde ve dilde renk değişikleri başta olmak üzere dişetleri üzerinde pek çok negatif etkiye sahiptir.

İltihaplı diş çekilebilir mi?

İltihaplı dişlerde iltihabın durumuna göre diş çekimi yapılır. Eğer yüzde şişlik varsa antibiyotik alımına başlanarak iltihap akıtılır. 2 gün sonra diş çekilir. Eğer yüzde şişlik yoksa yine hasta ve hastanın sağlık durumuna bakılarak, durum iyiyse aynı gün diş çekimi yapılır. Şişlik olmamasına rağmen hastanın, kalp, diabet vb. hastalıkları mevcut ise, antibiyotik verilerek aynı gün diş çekimi yapılır.

Dişim ağrıyorsa ve/veya  şişlik varsa antibiyotik kullanabilir miyim?

Çürük, kök ucu iltihapları, dolgunun düşmesi veya kırılması, diş yüzeyinde aşınmalar, kırık, yüksek yapılmış kaplama veya restorasyonlar gibi çeşitli sebeplerle dişte ağrı olabilir. Ancak bir dişin şiş oluşturması için mutlaka enfekte olması gerekir. Fakat oluşan her şişlik antibiyotik kullanılmasını gerektirmez. Üstelik doğru kullanılmayan bir antibiyotik dişteki enfeksiyona etkili olmayacağı gibi, gereksiz yere antibiyotiğe bağışıklık kazanılmasına yol açar. Dolayısıyla hasta, bir hekime danışmadan ve muayene olmadan antibiyotiğe başlamamalıdır. Bu durumlarda hasta ağrının şiddetine göre gerekir ise ağrı kesici kullanabilir.

Beyazlatma dişlere zarar verir mi?

Beyazlatma, doğru şekilde ve doğru teknikle hekim tarafından planlanıp, takibi ve kontrolleri hekim tarafından yapıldığı sürece hiçbir zararı olmayan bir uygulamadır. Uygulama esnasında mine tabakasında küçük bir geçirgenlik artışı ve buna bağlı hafif hassasiyetler oluşabilir ancak uygulama sonrasında bu durum tamamen eski haline döner.

Diş tedavilerinde bulaşıcı hastalık (Hepatit B,Hepatit C,HIV vb.) riski var mıdır?

Evet vardır;

  • Dünyada en çok görülen enfeksiyon hastalıklarından biri olan Hepatit B, bütün dünyadaki önde gelen dokuzuncu ölüm nedenidir ve dünyada 2 milyardan fazla insanın hepatit B virüsü ile enfekte olduğu bilinmektedir,
  • Hepatit C ,virüslerle bulaşan hepatitler arasında kan yolu ile en sık bulaşan tiptir,
  • HİV virüsünde, tüm bulaşmaların %10-15’i  kan yolu ile olmaktadır,

Bulaşıcı enfeksiyon ajanlarının taşınmasındaki en büyük rollerden biri de diş hekimliğinde kullanılan STERİL EDİLMEMİŞ diş hekimliği malzeme ve aletlere aittir.